Denizli Valiliği Makam Toplantı Salonu’nda, İl Toprak Koruma Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, kentin tarımsal potansiyelini korumaya yönelik stratejik kararlar alındı. Vali Yavuz Selim Köşger, bu yılki yağışların bereketiyle baraj doluluk oranlarının sevindirici seviyelere ulaştığını belirterek, suyun verimli kullanılmasının önemine dikkat çekti.
YAĞIŞLAR BEREKET GETİRDİ, BARAJLARI DOLDURDU
Toplantının açılışında iklimsel verilere değinen Vali Köşger, bu yıl gerçekleşen yoğun yağışların çiftçilerin su ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığını ifade etti. Yağışlar sayesinde sulama taleplerinin geciktiğini ve barajların dolduğunu belirten Köşger, "Bu kazanım, önümüzdeki tarım sezonu ve ilerleyen dönemler için büyük bir avantajdır. Ancak mevcut su kaynaklarını her zaman en etkin ve verimli şekilde kullanmak zorundayız," dedi.
HAYVANCILIKTA YERLİ IRK VURGUSU
Toprak varlığının korunması ile hayvancılık faaliyetleri arasındaki dengeye dikkat çeken Vali Yavuz Selim Köşger, stratejik bir hedefi paylaştı. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta yerli ırkların ıslah edilmesinin kritik olduğunu belirten Köşger, şunları söyledi:
"Coğrafi olarak önemli bir bölgedeyiz. Tarım topraklarımızı korumak amacıyla hayvancılıkta verimliliği artıran ve daha az su ile yem tüketen yerli ırkların ıslahına odaklanıyoruz. Bu yaklaşım hem doğal kaynaklarımızı koruyacak hem de tarımsal yapımızın sürdürülebilirliğini sağlayacaktır."
KRİTİK KARARLAR 5403 SAYILI KANUN KAPSAMINDA ALINDI
Toplantıda sadece stratejik hedefler değil, somut başvurular da değerlendirildi. Çeşitli kurumların imar planı değişiklikleri, tarım dışı kullanım talepleri ve tarımsal amaçlı yapı başvuruları, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde titizlikle incelenerek karara bağlandı. Vali Köşger, her kararda önceliklerinin Denizli’nin verimli topraklarını korumak olduğunu yineledi.
5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU NEDİR?
5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Türkiye’deki tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını engellemek, erozyona karşı korumak ve toprağın sürdürülebilir yönetimini sağlamak amacıyla yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, toprağı sadece bir mülkiyet nesnesi değil, korunması gereken stratejik bir doğal kaynak olarak tanımlar. Temel amacı, verimli tarım arazilerinin sanayileşme, kontrolsüz yapılaşma veya madencilik gibi faaliyetlerle elden çıkmasını önleyerek, toprağın fiziksel ve biyolojik özelliklerini gelecek nesillere aktarmaktır.
Kanunun en kritik yönlerinden biri, tarım arazilerinin asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altına düşecek şekilde bölünmesini (ifraz edilmesini) yasaklamasıdır. Miras veya satış yoluyla arazilerin parçalanarak ekonomik verimliliğini kaybetmesini önleyen bu düzenleme, tarımsal bütünlüğün korunmasını sağlar. Ayrıca, tarım dışı kullanım talepleri için valilikler bünyesinde Toprak Koruma Kurulları oluşturulmuş olup; bir arazinin imara açılması ancak bu kurulların onayı ve "kamu yararı" kararıyla mümkün olabilmektedir.