İstanbul’da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleri ile istişare toplantısında buluşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye’nin huzurunu kalıcı hale getirmeyi hedefleyen yeni yol haritasını açıkladı. Toplantının en önemli gündem maddesini oluşturan eğitim kurumlarındaki güvenlik stratejisi, artık sadece asayiş ekiplerinin devriyesiyle sınırlı kalmayacak, okulların içerisinde kurumsal bir yapıya bürünecek.
EĞİTİM YUVALARINDA YEDİ BASAMAKLI GÜVENLİK KALKANI
Bakan Çiftçi, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldıklarını ifade ederek, bu konuda tavizsiz bir disiplin uygulanacağını belirtti. Daha önce yılda iki kez gerçekleştirilen okul güvenliği toplantıları, artık valiler ve kaymakamlar koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli olarak yapılacak. En dikkat çekici yenilik ise her okulda kurulacak olan "Güvenlik Kurulu" oldu.
Bu kurullarda okul müdüründen rehber öğretmene, kolluk görevlisinden sosyal hizmet uzmanına kadar geniş bir uzman kadrosu görev alacak. Fiziksel güvenlik önlemlerinin artırılmasının yanı sıra erken uyarı sistemleri sayesinde olası riskler henüz ortaya çıkmadan engellenecek. Bakanlıklar arası eşgüdümle yürütülecek bu modelde, toplum sağlığı merkezlerine de takip görevleri verilerek rehabilitasyon ve güvenlik süreçleri bir bütün olarak yönetilecek.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA ADALET ÇARKI HIZLANDI!
Kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturmasına dair çok kritik açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, devletin adalet çarklarının en ileri düzeyde işletildiğini vurguladı. Maddi gerçeği ortaya çıkarmak adına dosyanın kilit ismi olan Umut Altaş’ın Meksika üzerinden Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçak giriş yaptığının tespit edildiğini ve hakkında derhal kırmızı bülten çıkarıldığını duyurdu. Bununla da yetinilmediğini ifade eden Çiftçi, soruşturma sürecindeki delil karartma iddiaları üzerine mülkiye müfettişlerinin görevlendirildiğini, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in görevden uzaklaştırılarak mahkemece tutuklandığını açıkladı. Bakan, suç işleyen veya suça göz yuman hiç kimsenin imtiyazı olmadığını belirterek bu süreçte ihmali olan herkesin adalete teslim edileceğini yineledi.
YENİ GÜVENLİK PARADİGMASI VE YAPAY ZEKA DÖNEMİ
Bakan Çiftçi, klasik güvenlik yöntemlerinin ötesine geçilerek "Yeni Güvenlik Paradigması"nın devreye alındığını müjdeledi. Bu vizyonun temelinde suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutmak ve riskleri önceden imha etmek yer alıyor. Yapay zekâ, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitesi sayesinde devletin refleksleri en üst seviyeye taşınıyor. Akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu proaktif mimari sayesinde, 2023 yılından 2026’nın ilk çeyreğine kadar yeni hiçbir faili meçhul kaydının bulunmadığı, kasten öldürme olaylarının ise yüzde doksan yedi virgül iki oranında aydınlatıldığı bilgisi paylaşıldı.
SİBER VE NARKOTİK ALANINDA TAVİZSİZ MÜCADELE
Dijital dünyadaki suçlarla mücadelede de vites yükselten İçişleri Bakanlığı, siber devriyeler aracılığıyla yılın ilk üç ayında seksen altı binden fazla suç unsuru hesap tespit etti. Yapılan operasyonlar neticesinde yirmi sekiz binden fazla yasa dışı bahis sitesi erişime kapatılırken, çocuk müstehcenliği ve çevrim içi dolandırıcılık suçlarına karışan binlerce kişi tutuklandı.
Uyuşturucu ile mücadelede de benzer bir kararlılık sergileyen Bakanlık, nisan ortasına kadar seksen binin üzerinde olaya müdahale ederek on beş tondan fazla uyuşturucu maddeyi ve milyonlarca uyuşturucu hapı ele geçirdi. Bakan Çiftçi, uyuşturucunun sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda bir milli güvenlik sorunu olduğunu hatırlatarak bu damarları kurutmaya devam edeceklerini belirtti.
SINIR GÜVENLİĞİ VE ULUSLARARASI İADE SÜREÇLERİ
İran sınırındaki hareketlilik ve bölgedeki gerilimlere de değinen Bakan Çiftçi, Türkiye’nin sınır güvenliğinde hiçbir zafiyete yer bırakmadığını ifade etti. Teknolojik imkanlarla anlık izlenen sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik yaşanmadığını, geçişlerin yakından takip edildiğini kaydeden Çiftçi, uluslararası arenada da suçluların peşini bırakmadıklarını söyledi.
Yılın ilk çeyreğinde kırmızı bültenle aranan iki yüz elli yedi suçlunun Türkiye’ye iade edildiğini, bunlar arasında elliden fazla organize suç örgütü lideri veya üyesinin bulunduğunu açıklayarak, sınır aşmanın takipten kurtulmak anlamına gelmediği mesajını verdi.