MİA Haber İmtiyaz Sahibi, Türk İnternet Medya Birliği
(TİMBİR) Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Cengiz Aksan, X hesabı üzerinden
yaptığı paylaşımda, kamu yönetiminde sorumluluk, yetki ve temsil gücü ile maaş
politikaları arasındaki ilişki hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Aksan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Sorumluluk ağırsa, karşılığı da ona göre olmalıdır.
❗️
Türkiye’de il yönetiminde bir paradoks var;
Yürütmenin taşradaki en üst temsilcisi olan Vali’nin maaşı,
bazı il yöneticilerinin gerisinde kalabiliyor.
Özellikle büyükşehir belediye başkanlarının maaşları, nüfus
büyüklüğüne göre Vali’nin net gelirini açık ara geçiyor.
Bu durum, sorumluluk hiyerarşisi ve devlet temsilinin
doğasıyla örtüşmüyor.
Belediye başkanlarının maaşları nüfusa göre yasal olarak
belirleniyor ve yerel hizmet yüküyle gerekçelendiriliyor.
Bu anlaşılır. Ancak Vali, yalnızca bir kurumun değil,
devletin ve Cumhurbaşkanı’nın ildeki temsilcisi. 5442 sayılı İl İdaresi
Kanunu’na göre il genel idaresinin başı, çoğu kamu teşkilatının hiyerarşik
amiri (yargı ve askeri hariç), güvenlik ve asayişin koordinatörü, olağanüstü
durumlarda yetkileri genişleyen kişidir.
Tüm bakanlıkların il teşkilatlarını koordine eder, kamu
düzeninden sorumludur ve merkezi idarenin taşradaki gözü-kulağıdır.
Neden Vali en yüksek olmalı?
Sorumluluk, yetki ve temsil gücü maaşla orantılı olmalıdır.
Belediye başkanı yerel hizmetleri yönetir; Vali ise ilin bütününü (yerel +
merkezi idare) devlet adına yönetir.
Vali’nin emri altında çalışan birçok kurum amiri veya
paralel konumdaki yöneticilerin (özellikle büyükşehirlerde) daha yüksek gelir
elde etmesi, hiyerarşik mantığı zedeler.
Şehir yöneticilerinin şartlarının iyi olması yadırganamaz;
hizmet kalitesi ve liyakat için rekabetçi ücret şarttır. Ancak yürütmenin
taşradaki en üst temsilcisinin gelirinin, ildeki bazı yöneticilerden daha düşük
kalması, makamın itibarını ve koordinasyon gücünü zayıflatır.
Vali’nin lojman, araç ve temsil imkânları olsa da net gelir
sıralamasında geride kalması, uzun vadede motivasyon ve prestij açısından sorun
yaratır.
Olması gereken şudur;
Vali maaşı, ildeki en yüksek kamu yöneticisi geliri olarak
konumlandırılmalı.
Büyükşehir belediye başkanı dahil tüm il yöneticilerinin
maaş skalası, Vali’nin altında veya en fazla eşit düzeyde tutulmalı.
Temsil ve makam tazminatları, Vali’nin sorumluluk alanına
(güvenlik, koordinasyon, olağanüstü yetkiler) göre güçlendirilmeli.
Bu düzenleme, kuvvetler ayrılığını bozmadan, yalnızca
yürütme hiyerarşisi içinde yapılmalı.
Devletin taşradaki yüzü olan Vali’nin, ildeki maaş
sıralamasında zirvede yer alması hem hiyerarşinin hem de temsil gücünün doğal
sonucudur.