Antalya Dayanışma Grubu'nun konuğu olan Vali Hulusi Şahin, kente
yapılan kamu yatırımları ile eğitimden sağlığa, turizmden güvenliğe, ulaşımdan
altyapıya kadar birçok alanda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek grup
üyelerinin sorularını da yanıtladı.
“ŞEHİR DİNAMİKLERİNİN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ GEREKİYOR”
Antalya’nın herkesin ortak paydası olduğunu belirten Vali
Şahin, Antalya Sürdürülebilirlik Raporu'nu incelediğini belirtti. Şahin, kentte
yaşanan sorunların temelinde Antalya'nın ekonomik ve coğrafi değerinin
bulunduğunu kaydederek, “Antalya’nın taşı toprağı kelimenin tam anlamıyla
altın. Ve insanlar gerçekten altın olarak görüp buradan köşe alabilmenin
arayışı içerisindeler. Antalya'da oluşan sorunların tamamının sebebi bu. Kentin
sorunlarının çözümü için tüm şehir dinamiklerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Göreve başladığım dönemde Kaleiçi'nde güvenlik, hijyen ve tuvalet sorunları
gündemdeydi. 3 tuvalet işletmeye açıldı, şu anda tuvalet sorunu Kaleiçi'nde
çözüldü. Tuvaletlerin ücretli olması eleştiriliyor. Ücretsiz ama pis bir
tuvalet mi istiyoruz? Ücretli, temiz bir tuvalet mi istiyoruz? İkisi aynı anda
olmuyor" diye konuştu.
“100 BİNİN ÜZERİNDE DELEGE GELECEK”
COP31'in Antalya'nın uluslararası tanınırlığına da katkı
sağlayacağını belirten Şahin, zirve kapsamında dünyanın çok sayıda ülkesinden
üst düzey katılımcının kente gelmesinin beklendiğini söyledi. Şahin, “COP31
başka level olacak, bir başka dönüm noktası olacak. Çünkü 190'ı aşkın ülkeden
100 civarında devlet ve hükümet başkanı, 1000 civarında bakan, 100 binin
üzerinde delege, beyaz yakalı, kendi ülkelerinin üst düzey diplomatları bu
insanlar, artı misafirler buraya gelecek" dedi. Bu ziyaretlerin Antalya'nın
turizm tanıtımına katkı sağlayacağını belirten Şahin, “Bu insanların
Antalya'nın güzelliklerini görme, tanıma fırsatı bulmaları turizmimizi başka
bir seviyeye taşıyacak. Ben Antalya'nın 2027'den sonra başka bir seviyede
turizm yapacağını bu sayede düşünüyorum" diye konuştu.
“DEPREM YAŞAMIŞ BİR İNSAN OLARAK, BU BİNALARA BEN GİRMEM”
Antalya'nın en büyük sorunları hakkında da konuşan Vali
Şahin, “En büyük sorun imar. İmar kararları bir şehrin geleceğini belirliyor. Kentsel
dönüşüm konusunda ise mahalle ve ada bazlı çalışmalar önem taşıyor. Mahalle ve
ada bazlı dönüşüm olması gerekiyor. Ama bırakınız mahalle bazlı, ada bazlı
dönüşümü, bir apartmanda bile anlaşamıyorsunuz. Antalya'da kentsel dönüşümün
yalnızca daha fazla yapılaşma üzerinden değerlendirilmemesi gerekiyor. Kentsel
dönüşüm değil de 'rantsal dönüşüm' diyorlar, işte o zaman başaramayız. 2000
yılından önceki binalarda oturuyorsanız bir kere risklisiniz. Bu şehir hazır
beton kullanılmadan önceki binalarda ben eminim ki deniz kumu kullanılmıştır. Deprem
yaşamış bir insan olarak, deniz kumu kullanılan binalara ben girmem” diye
konuştu.
“BU ŞEHİR HEPİMİZİN KIYMETLİSİ”
Antalya'nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Şahin, kentin turizm, tarım, ticaret ve sanayi potansiyeline dikkati çekti. Şahin, “Bu şehrin turizmi de hiçbir zaman ölmez. Bu şehrin tarımı; bu iklim, bu coğrafya, bu toprak, bu su olduğu müddetçe ölmez. Bu şehrin ticareti de sanayisi de bu çalışkan insanlar olduğu müddetçe ölmez" dedi. Antalya'nın geleceğinin korunmasının kentin doğal ve tarihi değerlerine sahip çıkılmasına bağlı olduğunu ifade eden Şahin, “Antalya'nın geleceği parlak. Önemli olan bu şehri betona boğmamak, bu şehrin güzelliğine zarar vermemek, mümkünse üstüne koymaktır. Bu şehir hepimizin şehri, hepimizin kıymetlisi" ifadelerini kullandı.