6 Şubat depremlerindeki algı çöktü: Mülki idare hem sahayı yönetti hem yalanlarla mücadele etti;

6 Şubat depremlerindeki algı çöktü: Mülki idare hem sahayı yönetti hem yalanlarla mücadele etti

6 Şubat depremlerinin hemen ardından sahada yürütülen devasa arama-kurtarma ve yardım operasyonları sürerken, sosyal mecralarda estirilen "devlet yok" algısına karşı en somut cevap yine sahadan ve kayıtlar üzerinden geldi. Mülki idarenin kriz anındaki basireti ve feraseti, bir yandan yaraları sararken diğer yandan dezenformasyon dalgasıyla mücadele edildiğini bir kez daha ortaya koydu....

Türkiye'nin yaşadığı en büyük afetlerden biri olan 6 Şubat depremlerinin ardından, devletin tüm imkanlarıyla sahada varlık göstermesine rağmen sosyal medya platformlarında gerçeği yansıtmayan geniş çaplı algı operasyonları yürütülmüştü. Sivil toplum kuruluşları ve sosyal medya figürleri üzerinden "sahada sadece kendilerinin yer aldığı" imajı çizilmeye çalışılırken, mülki idare amirleri ve sahadaki gönüllüler bu bilgi kirliliğine karşı hakikati savundu.

“DEVLET YOK” ALGISI VE SAHADAKİ GERÇEK

Deprem döneminde sosyal mecralarda üretilen "devlet kurumlarının yetersiz kaldığı" ya da "sahada bulunmadığı" yönündeki söylemlerin, o dönem afet koordinasyonunu bizzat yürüten mülki amirlerin ve gönüllülerin kayıtlarıyla bağdaşmadığı görüldü. Nitekim dönemin Tokat Valisi Numan Hatipoğlu'nun da ifade ettiği üzere; valilikler, il özel idareleri, belediyeler, jandarma ve arama-kurtarma ekipleri, zorlu kış şartlarına rağmen en ücra noktalara kadar iş makineleri ve gönüllülerle seferberlik halinde koordineli bir çalışma yürüttü.

Depremin ilk günlerinden itibaren Ahbap Derneği ve benzeri yapılar üzerinden parlatılan "kurumların olmadığı" iddiaları, kriz yönetiminin merkezindeki mülki idare amirlerinin ve sahada canla başla çalışan kamu görevlilerinin emeğini gölgeleyemedi. Gölgelenemeyen gerçekler söz konusu yardım derneğine yapılan soruşturmaların ardından gün yüzüne çıkarak anlam kazandı.

MÜLKİ İDARENİN BASİRETİ VE FERASETİ KAZANDI

Son dönemde Ahbap Derneği ve yönetimi hakkında "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "nitelikli dolandırıcılık" iddialarıyla başlatılan kapsamlı adli soruşturmalar, deprem günlerinde yaratılmak istenen illüzyonu ve mülki idarenin o dönemdeki haklı duruşunu yeniden gündeme taşıdı.

Gerek Koçarlı Kaymakamı Ramazan Taşkın’ın "İyi ki gerçekler sosyal medyada anlatıldığı gibi değil" tespiti, gerekse sahadaki mülki amirlerin ve gönüllülerin yalan haberlere karşı duruşu; mülki idarenin basireti ve ferasetinin ne derece kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kamu bürokrasisi ve mülki idare, krizin en sıcak anlarında dahi bir yandan afetin yıkıcı etkileriyle mücadele ederken, diğer yandan algı operasyonlarına karşı devlet aklını ve hakikati temsil etmeyi sürdürdü.

Kaynak:

Etiketler :
,
İlgili Yöneticiler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum