NATO Zirvesi'nde güvenliğin şifresi: 3 aşama, 3 kuşak
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin güvenlik zaafiyeti yaşanmadan büyük bir başarıyla tamamlanmasının arkasında büyük bir emek var. İçişleri Bakanlığı tarafından Ankara merkezli uygulanan “3 aşamalı ve 3 kuşaklı güvenlik planı” ile Başkent’te adeta güvenlik kalkanı oluşturuldu. Ankara’da, Ankara’ya komşu illerde, sınır illerinde ve sahil illerinde son 1 ayda kuş uçurulmadı....

Dünyanın gözünün üzerinde olduğu, küresel liderlerin ve askeri dehaların bir araya geldiği 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, Ankara'da tarihi bir sınavı başarıyla geride bıraktı. 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, İçişleri Bakanlığı’nın ortaya koyduğu yoğun güvenlik önlemleri sayesinde sıfır zayiat ve tam başarıyla tamamlandı. Peki bu başarının arkasında nasıl bir çalışma vardı?

AŞAMALI EYLEM PLANLARI HAYATA GEÇİRİLDİ
Bu önemli NATO Zirvesi’nin güvenlik zaafiyeti ya da krizi yaşanmadan sorunsuz geçmesinin arkasında ise önemli adımlar vardı. 3 aşamalı 3 kuşaklı eylem planıyla “Ankara” korundu. Başkent Ankara, Ankara’ya komşu iller, sınır illeri, sahil illeri, Ankara komşu illere komşu şehirlerde kurulan kademe kademe son 1 ay sessiz ama etkili bir kalkanla korundu. Güvenlik mimari ise üç kuşak ve 3 aşama üzerinden kuruldu. Birinci kuşak: Zirve alanı ve güzergâhlar. İkinci kuşak; havalimanı, otel, terminal, tren garı ve ana geçiş noktaları, 3. kuşak ise şehir geneli, raylı sistemler, pasaport ve kimlik kontrolleri ile oldu.

ŞÜPHELİ ARAÇLAR VE ŞAHISLAR YAKIN TAKİBE ALINDI
Birinci aşamada, bir ay öncesinden istihbarat faaliyetleri ve tedbirler hayata geçirildi. Sınır güvenliği önlemleri ve arama noktaları artırılırken, konaklama denetimleri sıkılaştırıldı. İkinci aşamada; bir hafta öncesinde siber devriyeler ve yüz tanıma sistemleriyle teknolojiyi en üst seviyede kullanarak siber/dijital denetimler yapıldı. Üçüncü aşamada ise son 72 saatte ise her konuda tüm önlemler en üst seviyeye çıkarıldı. Şüpheli araçlar ve şahıslar yakın takibe alındı. Zirve alanında ve etrafında görünür ve görünmez koruma kalkanları oluşturuldu.

KARA PROPAGANDA YAPAN 2 BİN 663 SOSYAL MEDYA HESABI TESPİT EDİLDİ
Kontrol ve uygulamalar sırasında başka suçlardan aranan 4 bin 412 şahıs yakalandı. Ankara’da 29 Haziran-12 Temmuz arasında sabit ve mobil uygulama noktaları oluşturuldu. Havalimanları, terminaller, tren garları, yoğun geçiş güzergâhları ve riskli alanlarda kontroller artırıldı. Siber güvenlik tedbirlerinde 640 personel görev yaptı. Dezenformasyon, kara propaganda ve manipülatif paylaşım yapan 2 bin 663 sosyal medya hesabı tespit edildi. NATO Zirvesi’ni protesto etmek amacıyla 43 ilde, 23 bin 474 kişinin katılımıyla, 248 eylem ve etkinlik düzenlendi. Kamu düzeni, gösteri hakkı ve şehir güvenliği birlikte gözetildi.
SOKAKTA 56 BİN POLİS JANDARMA GÖREV ALDI
Küresel düzeyde Kadrolu NATO eylemcileri tespit edilerek vatandaşı oldukları ülke emniyetlerine bildirildi ve sınır ötesi önlemler de alındı. Yüz tanıma kameraları 100’den fazla noktaya yerleştirildi. Görünmeyen pek çok tehdit eyleme dönüşmeden önlendi. Toplumun hiç bilmeyeceği eylem girişimleri başlamadan önlendi. Son anda bile acil müdahale timleri endişe ve paniğe yol açabilecek şekilde “gürültü çıkarmadan” tehdit savuşturdu. Hazırlık sürecinde geçen yıl Hollanda’daki ve önceki zirveler masaya yatırıldı. Önceki zirvelerdeki zaafiyetler tek tek tespit edildi; önlemler geliştirildi. Sahada görevli 56 bin silahlı İçişleri personeline, Zirve’ye özel yelek ve özel kart dağıtıldı. Başkaca tedbirlerle de olası sızmalar önlendi.

“4 BİN 412 ŞAHIS YAKALANDI”
NATO Zirvesi’nin ardından değerlendirme yapan Bakan Çiftçi, NATO Zirvesi’nin, Türkiye açısında hem diplomatik hem de güvenlik boyutuyla çok önemli bir zirve olduğunu vurguladı. Bakan Çiftçi, “Biz de bu zirvenin önemine yaraşır bir şekilde bütün güvenlik tedbirlerimizi aylar öncesinden planlamaya başladık. Zirveye 32 NATO üyesi ülke, 9 davetli ülke olmak üzere toplam 41 ülke katılım sağladı. Zirve boyunca toplam 56 bin 288 personel görev aldı. Ankara'yı merkeze alarak, Ankara'nın çevresindeki illeri, ‘birinci kuşak iller’ olarak kabul ettik. Hemen onları çevreleyen illeri ve liman şehirlerimizi, ‘ikinci kuşak’, sınır illerimizi ise üçüncü kuşak iller’ olarak belirledik. Kontrol ve uygulamalar sırasında başka suçlardan aranan 4 bin 412 şahıs yakalandı” şeklinde konuştu.
“CUMHURBAŞKANIMIZ KÜRESEL BİR LİDER”
“Türkiye'nin büyük bir devlet olduğu bu zirveyle bir kez daha tescillenmiş oldu ve herkes bunu kabul etti” diyen Bakan Çiftçi, “Cumhurbaşkanımızın küresel bir lider olduğu da bu NATO zirvesiyle beraber bir kez daha kanıtlandı. Kendisi zaten küresel bir liderdi; bölgemizde çok aktif bir rol oynuyor ve ülkemizi güvenilir bir pozisyonda tutuyordu. Türkiye sürekli barışçıl çabalar yürütüyor. Bu zirve, Cumhurbaşkanımızın küresel liderliğini perçinleyen ve tartışmasız hale getiren bir organizasyon oldu. Vatandaşlarımızın bu süreçten minimum düzeyde etkilenmesini ve rahatsız olmamasını sağlamak amacıyla bakanlıklarda ve kamu kurumlarında çalışan görevliler idari izinli sayılması gibi tedbirler aldık” ifadelerini kullandı.
“ANKARALILARIN HOŞGÖRÜSÜNE SIĞINIYORUZ”
Bütün bu tedbirlerin neticesinde, herhangi bir sorun yaşanmadan zirvenin kazasız ve belasız bir şekilde geçtiğini ifade eden Bakan Çiftçi, “Türkiye, NATO Zirvesini devlet aklı ve yüksek güvenlik kapasitesiyle başarıyla tamamladı. Bu vesileyle Ankaralılara da teşekkür etmek istiyorum. Çünkü yolları kapatmamız sebebiyle hayatın olağan akışı zaman zaman sekteye uğradı. Bundan dolayı Ankaralıların hoşgörüsüne sığınıyoruz. Zirve çok önemli olduğu için tedbirleri de ona göre planlamak gerekiyordu. Atalarımızın, ‘Sen tedbirini kışa göre al, yaz çıkarsa bahtına’ diye bir sözü vardır. Biz tedbirimizi kışa göre aldık” dedi.

“GÜNDE ORTALAMA BİN SURİYELİ ÜLKESİNE DÖNÜYOR”
Ülke gündemi hakkında da bilgiler veren Bakan Çiftçi, günde bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü belirterek, “Göç yönetiminde temel ilkemiz nettir: Gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş. Kamuoyundaki rakam karışıklığı, 2016 yılından bugüne gerçekleşen toplam geri dönüşlerle 8 Aralık devrimi sonrasında hızlanan geri dönüşlerin birlikte değerlendirilmesinden kaynaklanıyor. 2016 yılından bu yana 1 milyon 500 bin Suriyeli ülkesine döndü. 8 Aralık devriminin ardından gönüllü geri dönüş yapanların sayısı ise 710 bine ulaştı. Okulların kapanmasıyla birlikte sınır kapılarımızdaki hareketlilik arttı. Bugün günde ortalama bin Suriyeli ülkesine dönüyor. Suriye’de güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir şartlar güçlendikçe bu sayının daha da artmasını bekliyoruz. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; mazluma kapısını açan, kardeşine sahip çıkan, aynı zamanda kamu düzenini ve şehirlerimizin huzurunu gözeten vicdanlı, hukuka dayalı ve dengeli göç yönetimini kararlılıkla sürdürüyor” şeklinde konuştu.

“SOKAKTA NASIL DEVRİYE GEZİYORSAK, SİBER VATAN'DA DA DEVRİYEDEYİZ”
Siber suçlar hakkında da bilgi veren Bakan Çiftçi, “Suçun siber alanda işlenmesi, sonuçlarını sanal hale getirmiyor. Ortada gerçek mağdurlar ve gerçek sonuçlar var. Bu nedenle, siber güvenlik politikalarında yeni bir eşik olan DOLUNAY Projesi'ni hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Adalet Bakanlığımızla mevzuat hazırlıklarını yürüttüğümüz proje kapsamında vatandaşlarımızın ihbarları; çok kısa sürede analiz edilecek, şüpheli hesaplara ilişkin gerekli işlemler yasal süreçler çerçevesinde hızla yürütülecek. Amacımız; vatandaşlarımızın emeğini ve birikimini korumak, suç gelirlerinin finansal sistemde saklanmasını engellemek, kripto ve dijital ödeme kanalları üzerinden yürütülen para aklama girişimlerini durdurmaktır. Vatandaşlarımızdan ricamız; kendisini polis, jandarma, savcı, hakim ya da kamu görevlisi olarak tanıtarak para talep eden kişilere karşı dikkatli olmalarıdır. Hiçbir kamu görevlisi vatandaşlarımızdan para istemez. Yeşil Vatan'ımızı, Mavi Vatan'ımızı ve Gök Vatan'ımızı nasıl titizlikle koruyorsak; Siber Vatan'ımızın güvenliği için de aynı hassasiyetle çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.
Kaynak:

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.