Nazilli Roman Günü Etkinlikleri Üzerinden Bir Okuma
...
Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan'ın, Dünya Romanlar Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikler, klasik bir “protokol programı” olmanın ötesinde, devletin dezavantajlı gruplarla kurduğu ilişkinin niteliğini anlamak açısından önemli bir örnek sunuyor.
Kaymakam Kan'ın, Roman vatandaşlarla bir araya geldiği programlar; sahada görünürlük, doğrudan temas, sosyal devlet vurgusu gibi açılardan kıymetli. Özellikle mülki idare amirlerinin masa başından çıkıp sahaya inmesi, Türkiye’de uzun süredir eksikliği hissedilen bir idare tarzına işaret eder.
Ancak burada kritik şu soruyu sormak gerekiyor. Bu temas, kalıcı bir dönüşüme evriliyor mu?
Özellikle şunu belirtmek gerekir ki konu Romanlar olunca, devletin karşısında bir topluluk değil, yıllardır biriken bir mesafe durur.
Katılım Var, Mesafe de Var
Roman vatandaşlar, bu tür etkinliklere genellikle saygı gereği katılıyor, ilgi gösteriyor, ancak içten içe temkinli bir mesafe ile katılıyor. Bunun yıllara dayanan yapısal sorunlara dayalı temelinin olduğunu görüyoruz. Bu tür etkinlikler Roman toplumu için çoğu zaman hatırlanan gün ama hayatlarının değiştiği bir süreç değil. Eğitimde süreklilik sorunu, düzensiz istihdam, mahalle bazlı ayrışma ve toplumsal önyargıların ana sorunlar olarak devam ettiği aklı başında olan tüm romanların bildiği bir gerçektir.
Kaymakam Kan'ın, sahadaki yaklaşımında öne çıkan avantajın doğrudan temas kurma iradesi olduğunun altını çizmek gerekiyor. Eğer bu yaklaşım, düzenli saha ziyaretleriyle, veri temelli sosyal projelerle, yerel aktörlerin (STK, muhtar, kanaat önderi) sürece dahil edilmesiyle desteklenirse, Nazilli özelinde farklı bir model ortaya çıkabilir.
Sembolizmden Politika Üretimine
Roman Günü etkinliklerinin kaderi genelde aynıdır. Fotoğraf çekilir, mesaj verilir, gelecek yıl görüşmek üzere hoşça kal denir.
Nazilli’de ki Roman Günü etkinliklerinde Kaymakam Kan'ın, sosyal medyaya yansıyan konuşmasından anlaşıldığı kadarıyla, emniyet ve sağlık birimleri Roman mahallesine yönelik özel eğitim çalışmaları yapıyor. Bu çalışmaların sürekliliği kısır döngünün kırılmasında oldukça önemli işleve sahiptir.
Huriye Küpeli Kan'ın, Roman Günü etkinlikleri vesilesiyle dile getirdiği çalışmalar, doğru bir başlangıçtır. Ama bu tür günler aslında bir samimiyet testidir.
Roman vatandaşların devlete bakışı şuna göre şekillenir: Sadece geldi mi? Geldikten sonra kaldı mı? Eğer devlet sahada kalır, ilişkiyi sürekliliğe dönüştürürse, “dezavantajlı grup” tanımı zamanla anlamını yitirir
Devletin Romanlara yaklaşımı, aslında kendi samimiyetinin de ölçüsüdür. Çünkü en kırılgan kesime nasıl davrandığınız, gerçekte kim olduğunuzu gösterir.
Kaymakam Huriye Küpeli Kan sanırım zor olan yolu seçip sahada kalıcı bir model kurmak üzerinde çalışıyor. Roman toplumunun her türlü ayrımcılığı sessiz bir tevekkülle karşıladığını göz ardı etmeden, kaymakamlığın çabalarına özellikle bakanlıklar düzeyinde ciddi destek verilmesi gerekiyor.

YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.