Şehitlikte Verilen Sessiz Mesaj

...

Siyasetin gürültüsü çoğu zaman hakikatin sesini bastırıyor. Gündem baş döndürücü bir hızla değişirken, toplumun derin kodlarını anlamamıza imkân veren sade ama güçlü anlar çoğu zaman gözden kaçıyor. Bazen tek bir kare, uzun uzun yapılan tartışmalardan daha fazla şey anlatır.

Geçtiğimiz günlerde Çorum’un mütevazı ilçelerinden Mecitözü’nde Kaymakam Fatma Gül Nayman’ın şehitlik ziyareti görüntüleri tam da böyle bir anın izdüşümüydü. Protokolün soğuk ve mesafeli dili yerine, sahici bir insanî temasın öne çıktığı bu ziyarette, devletin temsilcisi olan bir mülki idare amirinin şehit ailelerine içten sarılışı ve saygıyla ellerini öpmesi sıradan bir jest değildi. Bu, aynı zamanda devletin hafızasının, vicdanının ve değerler sisteminin sahaya yansımasıydı. 

Benzer bir tabloyu Erzincan’da Vali Hamza Aydoğdu’nun şehit aileleriyle kurduğu ilişkide de görmek mümkün. Bu iki örnek muhtemelen görmediğimiz noktalardaki diğer mülki idare amirlerinin de aynı yaklaşımı sergilediğini düşündürüyor. Bu örnekler aslında Türkiye’de mülki idare geleneğinin görünmeyen ama hissedilen bir damarına işaret ediyor: Devletin, şehit ve gazi ailelerine karşı sadece hukuki değil, aynı zamanda duygusal ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığı gerçeği. 

Sosyolojik Bir Okuma

Türkiye gibi tarihsel olarak güçlü devlet geleneğine sahip toplumlarda devlet, yalnızca bir yönetim aygıtı değil; aynı zamanda koruyucu, kollayıcı ve gerektiğinde yas tutan bir “üst kimlik”tir. Şehitlik kavramı ise bu kimliğin en kutsal referans noktalarından biridir.

Bu bağlamda bir kaymakamın ya da valinin şehit ailesinin elini öpmesi, bireysel bir davranışın ötesine geçer. Bu hareket, toplumun ortak değerler sistemine verilen “Devlet sizi unutmaz, sizin acınız bu milletin ortak acısıdır” mesajını vermesi açısından son derece değerlidir.  

Burada dikkat çekici olan nokta, bu mesajın sözle değil, davranışla verilmesidir. Bizim toplumunda sembolik hareketler, çoğu zaman sözlü beyanlardan daha güçlüdür. El öpmek, saygının ve minnetin en köklü ifade biçimlerinden biridir. Bu nedenle bu tür görüntüler, toplumsal hafızada derin bir karşılık bulur.

Siyasal İletişim Açısından

Modern siyasal iletişim, artık sadece kürsülerden yapılan konuşmalarla yürümüyor. Görüntüler, jestler ve sahadaki davranışlar en az sözler kadar belirleyici hale gelmiş durumda.

Fatma Gül Nayman ve Hamza Aydoğdu’nun şehit aileleriyle kurduğu temas, tam da bu noktada dikkat çekiyor. Bu, planlanmış bir iletişim kampanyasından ziyade, doğal ve içten bir duruşun yansıması olduğu için etkili. Çünkü toplum artık kurgulanmış mesajları değil, samimiyeti satın alıyor.

Bu tür davranışlar, devletin “ulaşılamaz” değil, “dokunulabilir” olduğu algısını güçlendirir. Bürokrasi ile vatandaş arasındaki mesafeyi azaltır. Özellikle şehit aileleri söz konusu olduğunda bu temas, sadece bir iletişim değil; aynı zamanda bir gönül köprüsüdür. Özellikle son dönemde siyaset koridorlarındaki tartışmalara bakınca, devletin yaklaşımının ne olduğunu açık açık görmek oldukça değerli.  

Mülki İdarenin Misyonu

Mülki idare amirliği, sadece mevzuat uygulayan bir görev değildir. Aynı zamanda toplumun nabzını tutan, acıya ortak olan, sevinci paylaşan bir sorumluluk alanıdır. Bu yönüyle kaymakam ve valiler, devletin sahadaki vicdanı olarak görülür.

Bugün siyasetin sert dili ve kutuplaşan atmosferi içinde bu tür örnekler, bize başka bir şeyi hatırlatıyor: Devlet, bazen bir sarılmada, bazen bir dua anında, bazen de öpülen bir elde kendini gösterir. Fatma Gül Nayman’ın şehit ailesine sarılışındaki samimiyet fotoğraf karesinden bile hissediliyor. O karelerin çekildiği ortamda olsaydım, “Elini öptüğüm insanlar ülkemizin en büyük gururları” diyen kaymakamın elini öperdim.  

Devletin büyüklüğü, sadece gücünde değil; gösterdiği merhamette saklıdır.

Mecitözü’nde ve Erzincan’da gördüğümüz o kareler, bize bir yönetim modelinden çok daha fazlasını anlatıyor. Bu kareler, devletin kalbinin hâlâ doğru yerde attığını gösteriyor.

Etiketler :
Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum