Kaymakama Ulaşmak mı, Kaymakamın Ulaşması mı?
...
“Vatandaşın rahatlıkla iletişim kurabildiği yönetici
avantajlıdır ve vaziyete daha sağlıklı hâkim olur.”
Samsun’un Canik ilçesi Kaymakamı Şeref Aydın, hafta içinde yukarıdaki ifadeyi sosyal medya hesabından paylaştı. Bu paylaşıma, “Her mecradan derken neyi kastediyorsunuz?” şeklinde bir soru geldi. Kaymakam Aydın, bu soruya şu karşılığı verdi: “Randevu ile görüşebilmeli, telefonla görüşebilmeli, bu mümkün değilse sosyal medyadan ulaşabilmeli. Her mecra derken kasıt bu.”
Bir kaymakamın sosyal medya hesabından yazdığı birkaç cümle
bazen uzun uzun anlatılan yönetim anlayışından daha fazla şey söyler.
Kaymakamın “Bir yönetici, kolay ve her mecradan ulaşılabilir
olmalıdır.” ifadesindeki temel vurgu, erişilebilir devlet anlayışıdır. Mülki
idare sisteminde kaymakam, ilçedeki devlet teşkilatının koordinasyonundan ve
kamu hizmetlerinin vatandaşa ulaştırılmasından sorumlu merkezi idare
temsilcisidir. Bu nedenle vatandaşın kaymakama ulaşabilmesi, sadece kişisel bir
iletişim tercihi değil, devlet ile vatandaş arasındaki temas kanallarının açık
tutulması bakımından değerlidir.
Kaymakamın soruya verdiği cevap ise ilk paylaşımını daha
somut hâle getiriyor: “Randevu ile görüşebilmeli, telefonla görüşebilmeli, bu
mümkün değilse sosyal medyadan ulaşabilmeli.”
Burada dikkat çekici olan, sosyal medyanın birinci iletişim
kanalı olarak değil, diğer kanalların tamamlayıcısı olarak
konumlandırılmasıdır. Bu, mülki idare açısından daha sağlıklı bir yaklaşım.
Ulaşılabilir yönetici olmak, her aramaya cevap veren veya
her mesajı bizzat yanıtlayan yönetici olmak değildir. Kaymakam 24 saat telefon
başında bekleyen bir çağrı merkezi değildir. Burada üzerinde durulması gereken,
vatandaşın sorununu aktarabileceği kanalın bulunması ve o kanalın sonuç
üretmesidir.
Kaymakamın sosyal medyayı “ulaşılabilecek son alternatif”
olarak göstermesi, günümüz mülki idare anlayışı açısından dikkat çekicidir. Bu
yaklaşımın başarıya ulaşması için kaymakamın “her mecrada görünür” olmasıyla
“her mecrada ulaşılabilir” olması birbirinden ayrılmalı.
Ve belki de bu paylaşımın altına yazılabilecek en güçlü soru
şudur: “Kaymakama ulaşılabiliyor mu?” kadar, “Kaymakama ulaştıktan sonra
vatandaşın işi ne kadar sürede sonuçlanıyor?”
Aksaray’ın Sarıyahşi ilçesi Kaymakamı Şeyma Nur Arıkan,
Boğazköy’de düzenlenen bir etkinliğe katılarak köy kadınlarının geleneksel
yöntemlerle gözleme yaptığı sırada kendisi de sacın başına geçerek gözleme
pişirdi.
Mülki idare amirinin köyde bir etkinliğe gidip vatandaşlarla
aynı ortamı paylaşması, klasik “makam-kamu görevlisi-vatandaş” mesafesini
azaltan bir görüntü oluşturuyor. Kaymakamın sacın başına geçmesi makamın
ağırlığını azaltmaz; eğer doğru yönetiliyorsa, makamın vatandaşla arasındaki
mesafeyi azaltır.
Kaymakamın kadınların yaptığı geleneksel bir faaliyete
katılması, onları yalnızca “ziyaret edilen vatandaş” konumunda bırakmıyor;
onların ürettiği, yaşattığı ve taşıdığı kültürel değerin parçası hâline
getiriyor.
Fakat bu tür görüntüler sürekli ve sadece sosyal medya
görünürlüğüne dönüşürse, o zaman başka bir tartışma başlar: Kaymakam vatandaşla
temas mı ediyor, yoksa vatandaşla temas görüntüsü mü üretiyor?
Kaymakam Arıkan’ın Boğazköy’deki bu görüntüsü, son dönemde
mülki idarede öne çıkan “sahada görünür yönetici” anlayışının küçük ama güçlü
bir örneği olarak okunabilir. Ama bunun bir şartı var: Sacın başında başlayan
temas, kamu hizmetinde bir karşılık buluyorsa anlamlıdır. Aksi hâlde geriye
sadece güzel bir sosyal medya karesi kalır.
Canik Kaymakamı Şeref Aydın’ın “Randevu ile görüşebilmeli,
telefonla görüşebilmeli, bu mümkün değilse sosyal medyadan ulaşabilmeli.”
şeklindeki açıklaması, erişilebilir devlet fikrini iletişim üzerinden
tanımlıyor.
Sarıyahşi Kaymakamı Şeyma Nur Arıkan’ın Boğazköy’de köy
kadınlarının geleneksel yöntemlerle gözleme yaptığı etkinlikte sacın başına
geçmesi ise aynı düşüncenin iletişimden eyleme dönüşmüş hâli olarak
görülebilir.
Bu iki örneği sadece “samimi kaymakamlar” şeklinde
değerlendirmek eksik olur. Kaymakamın vatandaşa yaklaşması, saha bilgisinin
kaynağını çeşitlendirir.
Burada iki kaymakam açısından da kritik soru şu: Vatandaşla
kurulan temas, kamu hizmetine dönüşüyor mu?
Canik’te vatandaş telefonla kaymakama ulaştıktan sonra ne
oluyor? Sarıyahşi’de kaymakam köy kadınlarıyla sohbet ettikten sonra o temasın
ilçenin kadın üreticileri, yöresel ürünleri veya kırsal kalkınma politikalarına
bir katkısı oluyor mu?
Modern mülki idare, vatandaştan uzak duran bir makam değil;
vatandaşa yaklaşırken devletin ciddiyetini koruyan bir yönetim anlayışıdır.
Vatandaş kaymakama ulaşabilmeli. Kaymakam vatandaşa
ulaşabilmeli. Temas kamu hizmetine dönüşmüyorsa kimin kime ulaştığı önemini
kaybediyor.

YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.